słownik angielsko - turecki

English - Türkçe

either po turecku:

1. ya


Her sokakta bir ressam tablo yapıyor ya da bir müzesiyen enstrüman çalıyor.
Ya sen?
Ya çık, ya gir.
Başarı ya da başarısızlık ikisi de benim için aynıdır.
Bir Alman gazetesi için yazarken bazı gramer halini datif haliyle değiştirmen gereken her birkaç cümle ya da İngilizce çevirisi ile değiştirmen gereken bir isim dilsel olarak makaleni daha ilginç yapacaktır.
Ben et, kabuklu deniz ürünleri, kümes hayvanları ya da et suyu yemem.
Öyle ya da böyle gideceğim.
Sana sık sık sigara içme,o şekilde sigara içme deniliyorsa, düşünmeye başla, belki sigara içmek toplum ahlakına ya da bir şeye yönelik tehdittir.
Ne zaman size yazılmış ve anlamadığınız bir şeyiniz varsa, ne yapabileceksiniz, ya beklenmedik sonuçlar alırsanız?
Şu ya da bu nedenle, onların Fransa'daki tatili onların olmasını umdukları kadar iyi değildi.
Pi sayısı, yaklaşık olarak 3,14 ya da 22/7'ye eşdeğerdir. Sembolü "π"'dir.
İçme suyunda klor, kurşun ya da benzer kirletici madde bulunması mümkün.
Tren hangi hattan Higashi-Kakogava' ya hareket eder?
Hisleri, görüntüleri, düşünceleri ya da anıları iletmeyen müzik sadece arka fon gürültüsüdür.
İki eski âşık arkadaş kalabiliyorsa, ya onlar hâlâ aşıktır ya da hiç olmadılar.