słownik hiszpańsko - turecki

español - Türkçe

mañana po turecku:

1. yarın yarın


Yarın pazar.
Yarın köpeğime bakar mısın lütfen?
Yarın buluşuyor muyuz?
Futbol oyunu yarın.
Yarın hava güzel olur mu bilmiyorum, ama eğer yarın hava güzel olursa biz piknik yapacağız.
Matematik, yarın kalkarsan ve evrenin gittiğini keşfedersen yapmaya devam edebileceğin, bilimin bir parçasıdır.
Lütfen yarın saat 6'da beni uyandır.
Yarın Birleşik Devletlere gidiyorum.
Tom ve sınıf arkadaşları yarın öğleden sonra bir sanat müzesine gidecek.
Yarın öğleden sonra hareket ediyoruz.
Yarın yağmur yağarsa,pikniğe gitmeyeceğim.
Bugün Pazartesi ve yarın Salı olacak.
Yarın öğle yemeğinden sonra arkadaşlarla birlikte dışarı çıkacağız.
Şimdi ne kadar çok yaparsan, yarın o kadar az yaparsın.
Yarın gece yağmur bekleniyor,öyleyse o zamana kadar şemsiyelerimizi bırakalım.

2. sabah sabah


Onun sabah iki ve öğleden sonra bir dersi var.
Roosevelt sabah kiliseye gitti.
Genellikle sabah kahve, akşam çay içerim.
Sabah erken kalkmak sağlığın için faydalıdır.
Yarın sabah beni arayacağından emin ol.
Tom beni dün sabah saat dokuzda aradı.
Sabah dışarıya çıkmadan önce her zaman hava durumunu izlerim.
Babam her sabah yürümeyi bir kural haline getirdi
O, her sabah dişlerini fırçaladığını söylüyor.
Sabah duş almaya alışkınım.
Erkek kardeşim yarın sabah geliyor.
Bu sabah çok soğuktu.
Güneş sabah erken doğar.
Her sabah yürüyüşe çıkarım.
Ben sabah insanı değilim.