słownik polsko - turecki

język polski - Türkçe

już po turecku:

1. zaten


O zaten geldi mi?
Zaten Çince yazabiliyorum.
Mary zaten başladı.
İslam, mana itibarı ile zaten "Barış ve Huzur" demektir.
Zaten Lucy aradı mı?
Eve ulaştığında saat zaten on ikiydi.
Eğer bakışlar öldürebilse, ben zaten şimdiden ölmüş olurum.

2. artık


Artık bekleyemem.
Uyu artık.
O, bana artık gülmüyor.
Tatil geçti artık.
Çocuk artık ağlamaz.
Fransa'nın para birimi franktı ve sembolü "₣" idi. Frank Fransa'da artık kullanılmıyor ama Gine gibi bazı eski Fransız kolonilerinde hâlâ kullanılmaktadır.
Mary artık onu asla görmemeye karar verdi.
O artık öfkesini tutamadı.
Artık hiç kimse bu dili konuşmuyor.
Artık daha fazla dayanamıyorum! Üç gündür uyumadım!
Tom Mary ile artık takılmıyor.
Cinsel taciz artık şimdi bir sosyal soruna dönüştü.
Artık onu, içmekten alıkoymalıyız.
Ben artık onun zorbalığına katlanamam.
Herkes Japonya'da artık kötü bir şey asla olmayacağını umuyor.