słownik angielsko - turecki

English - Türkçe

possible po turecku:

1. mümkün mümkün


Metro kullanmak mümkün.
Kradi kartı ile tek seferde ödemeniz de mümkün, aynı indirimi yapıyoruz.
Bu cihaz deniz suyunu kolaylıkla içme suyuna çevirmeyi mümkün kıldı.
Arabayı yarışa sokma.Biz mümkün olduğu kadar onu uzağa götürteceğiz.
Bir gece daha kalmak istiyorum. Mümkün mü?
Mümkün olan tüm araçlarla savaştan kaçınmalıyız.
The Network'ün kasım meselesinde görünen raporunun 70 kopyasını üretmek ve onları ajanlarımıza dağıtmak mümkün mü?
Mümkün olduğunca yavaş konuşabilir misiniz?
İçme suyunda klor, kurşun ya da benzer kirletici madde bulunması mümkün.
Mümkün olduğunca ondan kaçındı.
Hepimiz mümkün olduğu kadar uzun yaşamak istiyoruz.
Onu kardeşiyle karıştırman mümkün değil.
Kendi kendine çalışma ile, vergi muhasebecisi sınavını geçmek mümkün mü?
Mümkün olduğunca kısa sürede onunla temasa geçeceğim.