słownik angielsko - turecki

English - Türkçe

while po turecku:

1. süre


Araba tarlaya daldı ve bir süre sarsıldıktan sonra durma noktasına geldi.
Uzun süre görüşmedik. Ben, işini tekrar değiştirmiş olduğunu duydum.
Anime yönetmeni Satoshi Kon, kırk yedinci doğum gününden kısa süre önce 24 Ağustos 2010 tarihinde pankreas kanserinden öldü.
Yürüyüş yapmak için bir süre dışarı çıkalım.
Onlar İngiltere'de ne kadar süre yaşadılar?
NB:Çok uzun süre önce çizildi bu yüzden kalite kötüdür.
Her gün bir süre yalnız yaşamaktan hoşlanır.
Mary gelmeden önce, uzun süre beklemedim.
Uzun süre önce o filmi izledim.
Teklifimle ilgili patronumun yaptığı ağır eleştiriden sonra, burada çalışmayı ne kadar süre sürdürmek istediğimden emin değilim.
Ne kadar uzun süre beklediysek, o kadar daha sabırsız olduk.
Büyükbabam benim doğumumdan kısa bir süre sonra öldü.
Hava çok sıkıntılı;sanırım kısa süre içinde gök gürleyecek.
Eğer bir süre evden uzak olursam, posta servisini bırakacağım.
Uzun süre kalamazsın.

Tureckie słowo "while" (süre) występuje w zestawach:

İngilizce Kelimeler: En Önemli 1000 İsim 526 - 550