słownik polsko - turecki

język polski - Türkçe

właściciel po turecku:

1. sahip


Sahip olduğum tek sorunun şu an evde kapalı kalmam olduğunu düşünüyorum.
Onu icat eden profesör, üniversiteden makul bir ücret hakkına sahip
Yeni sunucu çok daha iyi performansa sahip olmalıdır.
Ania kahverengi ama Magdalena sarı saça sahip.
Su yasası bir kaynak olarak suya sahip olma, kontrolü ve kullanımı ile ilgili hukuk alanıdır.
Fakir, çok az şeye sahip olan değildir fakat çok isteyendir.
O iş dünyasında başarılı olmak için ne gerekliyse sahip.
Eğer yurt dışına gidiyorsanız, bir pasaporta sahip olmak gereklidir.
Bombay, Hindistan'ın en çok nüfusa sahip şehridir ve dünyadaki ikinci en çok nüfusa sahip şehirdir.
O, senin ne kadar değerli olduğunla ilgili değil fakat sana sahip oldukları için ne kadar ödeyecekleri ile ilgilidir.
Neyin doğru olduğuna inandığını açıkça söyleme cesaretine sahip olmalısın.
Windows ile eklentilere sahip olmak zorundasın,yoksa o dosyalarını okumaz.
Tadashi yumuşak bir sese sahip.
O,genç olduğu için,geçimini sağlayacak büyük bir aileye sahip.
O, mükemmel reflekslere sahip.

2. mal sahibi