słownik polsko - turecki

język polski - Türkçe

inny po turecku:

1. farklı farklı


Bu düşündüğümden farklı.
Oda farklı görünüyor, şimdi daha çok beğeniyorum.
Onların hepsinin, kolları, bacakları, ve kafaları var,onlar yürürler ve konuşurlar, ama şimdi onlara farklı yapmak isteyen bir şey var.
Daha genç kuşak şeylere farklı şekilde bakar.
Afrika filleri savana ve orman filleri olmak üzere iki farklı türe ayrılır.
Farklı dillerde bir sürü cümle ekleyebilirim.
Papua Yeni Gine'de, Papualılar tarafından konuşulan 850 farklı dil vardır.
Farklı insanların farklı fikirleri vardır.
Öğretmenimiz ayrıca düğününün diğer insanlarınki ile aynı olmayacağını söyledi;biz nasıl farklı olacağını sorduk fakat o söylemedi.
Çeşitli farklı yollardan onun evine gidebilirsin.
Bazen, şeyler onlara farklı açılardan bakılınca daha güzeldir.
Farklı bir trompetçinin ritmine göre yürür.
O içtiğinde farklı bir kişi oluyor, bu yüzden onunla içki içmeyi sevmiyorum.
Farklı aklı olanlara, aynı dünya bir cehennem ve bir cennettir.

Tureckie słowo "inny" (farklı) występuje w zestawach:

Przymiotniki - sıfatlar

2. bir diğeri bir diğeri



3. başka


Başka seçeneğim yoktu.
Onun dışında, başka hiç kimse partiye gelmedi.
Başka sorunuz var mı?
Bir yabancı omzuma arkadan dokundu. Beni başka birisiyle karıştırmış olmalı.
Ben yanlışlıkla başka birinin odasına girdim.
O, başka bir soğuk algınlığına yakalanmak istemediğinden dolayı odadan ayrılmayacak.
Bir gün başka bir Esperantist ile gerçekten tanışmak istiyorum...
Bize ve başka herkese bu günü hatırlatmak için, bizimle birlikte herkese bir ağaç dikmesini rica ediyorum.
On dakikalık bir başka yürüyüş bizi kıyıya getirdi.
Allah'tan başka bir ilâh yoktur ve Muhammed, Allah'ın elçisidir.
Yemek yemek isteyen başka birisi var mı?
Tom hataları için her zaman başka birini suçlamaya çalışır.
New York'a geri dönmek için kırmızı-göz uçuşu yapmaktan başka seçeneğim yok.
Belki bu dünya başka bir gezegenin cehennemi.
Nasıl çevireceğini bilmediğin cümleler ekleyebilirsin. Belki başka biri çevirir!

4. diğer


Merkezin hedefi, diğer ülkelerden gelen gençleri belli bir zaman aralığında eğitmek olmalıdır.
Tüm İngilizce sözcüklerin %80'i diğer dillerden gelmiştir.
Diğer sigarayı yaktı fakat onu derhal söndürdü.
Futbol takımımız kasabadaki diğer takımların tümünü yendi.
Beş mahkûm yeniden tutuklandı, ancak diğer üçü hâlâ serbest.
Sonunda diğer kedi yavrusunu seçti.
Bir taraftan seni yemeğe davet etmek için, diğer taraftan sana oğlumun evleneceğini söylemek için seni aradım.
Onlar sokağın diğer tarafında yaşıyorlar.
Sizin başarınız daha çok sizin yöneticinizin ve bürodaki diğer insanların sizi nasıl algıladığına bağlıdır.
Öğretmenimiz ayrıca düğününün diğer insanlarınki ile aynı olmayacağını söyledi;biz nasıl farklı olacağını sorduk fakat o söylemedi.
Diğer insanların işine burnunu sokmaktan vazgeç.
Son 100 yılın bilim ve teknoloji ve topluluğun diğer alanlarındaki gelişmeler hayat kalitesine hem avantajlar hem de dezavantajlar getirdi.
Che Guevara Arjantinlidir ama Küba'yı diğer ülkelerden kurtarmıştır.
Yurt dışında eğitim görerek, öğrenciler diğer görgü ve gelenekler ile temas kurabilirler.