słownik polsko - turecki

język polski - Türkçe

zrobić po turecku:

1. etmek


Önde gelen bir uzman resmi tasdik etmek için içeriye getirildi.
Bir kelime kullandığımda,Humpty Dumpty ifade etmek için tam benim seçtiğimi o ifade ediyor-ne daha fazla ne daha az dedi.
Ümit; bir saat önce bitirdiğin çikolatalı çörek kutusunun sihirle tekrar dolup dolmadığını kontrol etmek için çılgın bir adam gibi birdenbire mutfağa doğru koştuğundadır.
Bir taraftan seni yemeğe davet etmek için, diğer taraftan sana oğlumun evleneceğini söylemek için seni aradım.
Doğduğu ülkeyi ziyaret etmek için ara sıra tatillerden faydalandı.
Onun ne yapacağını tahmin etmek mümkün değil.
Ne alışveriş etmek ne de anneme hoşça kal demek için zamanım vardı.
Herkesin, fikir, vicdan ve din hürriyeti hakkı vardır; bu hak, din veya kanaat değiştirmek hürriyeti, dinini veya kanaatini tek başına veya topluca, açık olarak veya özel surette, öğretim, tatbikat, ibadet ve ayinlerle izhar etmek hürriyetini içerir.
Linda teyzesi Nancy'nin onu ziyaret etmek için geldiğini öğrendiği için aşırı heyecanlıydı.
Kayalıkların üstünde bir adam intihar etmek üzereydi.
Her ferdin fikir ve fikirlerini açıklamak hürriyetine hakkı vardır. Bu hak fikirlerinden ötürü rahatsız edilmemek, memleket sınırları mevzubahis olmaksızın malümat ve fikirleri her vasıta ile aramak, elde etmek veya yaymak hakkını içerir.
Hastalıklarla mücadele etmek için doktorlar ilaçlar öneriyor.
Pul koleksiyonum yok ama onu davet etmek için bir mazeret olarak kullanabildiğim Japon kartpostal koleksiyonum var.
Dans etmek istiyor.
Oğlan belki ebeveynlerini mutlu etmek için yalan söyledi.

2. ol


Yarın sabah beni arayacağından emin ol.
Barış istiyorsan, savaşa hazır ol.
Lütfen kibar ol.
Kapıyı kapatacak kadar nazik ol.
Kendin ol!
Bilet alacağım sırada çantama göz kulak ol.
Ne kadar sinsi olursan ol, asla kendine sürpriz yapamazsın.
Sessiz ol ve dinle!
Ne ödünç alan, ne de ödünç veren ol.
Ya olduğun gibi görün, ya da göründüğün gibi ol.
Dolaylı çevirileri yorumlarken dikkatli ol. Cinsiyetler değişmiş olabilir.
Ya göründüğün gibi ol ya da olduğun gibi görün.

3. yap


Scott! Lütfen öğlen yemeği için sosisli sandviçler yap.
Seçimini yap.
Lütfen yatağını yap.
Doğru olduğunu düşündüğün şeyi yap.