słownik polsko - turecki

język polski - Türkçe

ciężki po turecku:

1. ağır ağır


Çantan çok ağır.
Valiz ağır.
Teklifimle ilgili patronumun yaptığı ağır eleştiriden sonra, burada çalışmayı ne kadar süre sürdürmek istediğimden emin değilim.
O ağır bavulu kendiniz taşıyabilir misiniz?
O şimdi iyi; ne çok ağır ne de çok hafif.
Annem ağır hasta.
Richter ölçeğine göre 8.9 büyüklüğünde bir deprem Japonya'yı vurdu ve ağır bir tsunamiye neden oldu.
Sanırım onlar ithalatlara ağır bir vergi koymalılar.
Ağır sorumluluğundan kurtuldu.
Bunun gibi ağır sorumlulukları üstlenmek istemiyorum.

Tureckie słowo "ciężki" (ağır) występuje w zestawach:

geografia, uczucia, miary, praca

2. şiddetli şiddetli


Rüzgar şiddetli esiyordu ve daha da kötüsü, yağmur yağmaya başladı.
Düşmana karşı şiddetli bir taarruza geçtiler.
Onun gözlemi şiddetli fakat o çok az diyor.
Hava çok şiddetli soğuk.
Ben bütün gün bilgisayar ekranı önünde otururum, bu yüzden elektro-manyetik dalgalar tarafından oldukça şiddetli şekilde bombardıman edilirim.
Bildiğiniz gibi, şiddetli yağmurun sonucu olarak geç kaldık.